Sizden Gelenler

Sizden Gelenler

Öğretmen Olmak

23 Kasım 2016 - 21:33

Kim ne dersin desin dünyanın en güzel mesleğidir öğretmenlik. Neden mi? Çünkü hamurunda sevgi vardır, fedakârlık vardır. Sevgiyi yüreğinde taşımayan, fedakârlık göstermeyen bir kişinin ben öğretmenim diye göğsünü gere gere ortalıkta dolaşması hiç akıl karı değildir. Bunlar olmadan eksik kalır çünkü öğretmenlik.

Gelin, dilerseniz öğretmenliğin ne demek olduğunu, öğretmenliğin zorluklarını ve güzelliklerini beraber bir göz atalım. Olaylara bir öğretmen gözüyle bakınca ve doğrudan işin içinde olunca insan daha gerçekçi değerlendirebiliyor durumu. Dünyanın en güzel mesleği dedik öğretmenlik için. Peki, neye dayanarak yaptık bunu hiç düşündünüz mü? Öğretmenlik, çorak vadilere tohum ekme sevdasıdır. Ya ektiğimiz tohumlar yeşerirse diye umut etmektir. Hem de hiç karamsarlığa düşmeden. Mini minnacık yüreklere sevgi tohumları ekmektir. Karanlık yolları aydınlatmaktır, ışık olmaktır öğretmenlik.

Gün gelir çabanız görmezden gelinir, gün gelir yanlış anlaşılırsınız ama yine de vazgeçmemektir öğretmenlik. Öyle zamanlar gelir ki bütün emekleriniz boşa gider; ama yeniden başlayabilmektir öğretmenlik. Öğretmenlik, anne babadan sonra en fazla düşünen kişi olmaktır. Karşılığını alamasan da pırıl pırıl, güvenle bakanları gözleri göründe bütün yorgunluğunu, derdini tasanı unutmaktır. İşte bu yüzden güzeldir öğretmenlik.

Gün gelir öğrencine kızarsın, basarsın fırçayı. Sonradan pişman olursun için için. Çünkü canından bir parçadır o, keşkeler sarar yüreğini. Ama ertesi gün o kızdığın öğrencinin yüzündeki kocaman gülümsemeyi görünce derin bir nefes alırsın ve rahatlarsın. Ne senin ne de öğrencinin kızmaları uzun sürmez. Bir bakmışsın saman alevi gibi parlamışsın. Bir bakmışsın ortalık süt liman. Böyledir işte öğretmenlik. Kocaman bir yüreğin olacak. İçine yüzlerce, binlerce öğrencinin sevgisini sığdıracaksın. Bazen onun için uykusuz kalacaksın, bazen içine dert olacak sınıfta yaptıkları… Acabalar saracak dilini.

Gün gelecek sineye çekeceksin yaptıklarını, gün gelecek içine atacaksın dertlerini ama hiçbir zaman başını eğmeyeceksin öğrencinin önünde. Çünkü sen onun için çok şey ifade edeceksin. Gönül kırgınlıklarını göstermeyeceksin uluorta yerlerde. Seni güçsüz, zayıf bilmeyecek öğrencin. Dimdik ayakta duracaksın her zaman. Bir mum olup etrafındakileri aydınlatacaksın kendini tüketmene aldırış etmeden. Öyle anlar gelecek ki soluk soluğa kalıp bitmiş hissedeceksin kendini. Ama bir ses bölecek bu tükenmişliğini… Umutla ektiğin tohumlar yeşermiş, çiçeklerle bezenmiş olacak etrafın, işte o an unutacaksın yorgunluğunu. Ve bir sevinç yayılacak tüm bedenine. İyi ki öğretmen olmuşum diyeceksin kendine.

Kırlaşmış saçlarına aldırmayacaksın ve devam edeceksin tohum serpmeye. Kıraç topraklar, aşılması güç sarp yollar yıldırmayacak seni. Işık olmaya devam edeceksin nice yüreklere. Bu bazen büyük şehrin göbeğinde kalabalık sınıflarda olacak, bazen de bir dağ köyünde umut türküleri söyleyen çocukların arasında olacak. Yoksulluğu, imkânsızlığı, zorluğu göreceksin kimi zaman. Yırtık ayakkabılı öğrencin olacak gün gelecek, için ezilecek yağmur yağıp ayakları ıslandığında. Ondan daha fazla üşüyecek ayakların. Gözyaşını akıtacaksın onlar için. Ama hiçbiri yıldırmayacak ne seni ne de öğrencilerini.

En güzel hikâyeleri, şiirleri okutacaksın onlara. Sıra dışı hikâyeler anlatacaksın örnek olsun diye. Ve kolları sıvayacaksın kendi hikâyelerini yazdırmak için. Sen, o hikâyelerin başkahramanı oyuncusu olmayacaksın hiçbir zaman. Çünkü herkes kendi hikayesinde başkahraman olacak. Ama sen yazdığın her hikâyenin gizli kahramanı olacaksın. Bunu kimseler bilmese de öğrencilerin bilecek. Hiç ummadığın bir vakitte birden karşına çıkıp sana bundan bahsedecekler. Şu tarihte, şu okulda… diye başlayan cümleler kuracaklar birden. Her birisi kocaman insanlar olmuş o altın kalpli çocukları, hafızanı zorlayarak hatırlayacaksın. Gözlerin yaşaracak ama ağlamayı gururuna yediremediğin için bir tebessüm yayılacak yüzünden anıları tekrar yaşarcasına. O tebessüm ki, bulutların dağılıp güneşin çıkması gibi aydınlatacak ortalığı. İşte o zaman, bir kez daha anlayacaksın bu mesleğin ne kadar kutsal olduğunu.

Bugün iyi ki öğretmenim dedim kendime. Çünkü ben bu bütün güzellikleri yaşayacağım ömrümün sonuna dek. Daha çiçeği burnunda bir öğretmen sayılırım ama şimdiden biriktirmeye başladım anıları. Ne güzel şeymiş bu öğretmenlik. İyi ki öğretmen olmuşum. Üzerimde emeği olan bütün öğretmenlerimin ve tüm öğretmen meslektaşlarımın gününü kutlarım. Nice güzel anılar biriktirmeniz temennisiyle. (23.11.2016)

 

Necati Dilek

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar